İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2014 Çarşamba

Kitap Kokusu - Distopya Okumaları I - Biz

Geçtiğimiz aylarda okuyup, yorumunu burada paylaşmış olduğum "Sineklerin Tanrısı" nın üzerimdeki tesiri öylesine kuvvetliydi ki, kitabı bitirdikten sonra, karşı ütopyalarla ilgili derin bir araştırma içerinde bulmuştum kendimi. Kendimce okunması gerektiğini düşündüğüm temel distopyaları tespit ederek, internette yer alan tavsiyeleri de göz önüne alacak bir okuma listesi yapmıştım.

"Distopya Okumaları" başlığında yazdığım yazıları okuyacaklar için altını çizmek istediğim bir husus var. Gündelik hayatın sıradan konularını okumaya alışık olan bir okuyucuysanız, bu tür kitaplar size bir miktar ağır gelebilir. Bu tür kitaplar içinde olağan kurgular, entrikalar ve dram/romantizm barındırmadığı için okurken kolayca sıkılabilir, kitabın sonunu getiremeyebilirsiniz. Velhasılı okunması da sindirilmesi de zordur bu kitapları. Neden mi? Çünkü sizin toplumsal meselelere bakış açınızı kökten değiştirir, bazen var olan düzeni sorgulatır, bazense anlatılan şeylere bir hayli kafa yormaktan dolayı sinirlerinizi yıpratır.


Bu kısmı da hallettiğimize göre gelelim asıl mevzumuza:
 İnstagramdan takip eden arkadaşların da hemen hatırlayacağı üzere, distopya okumalarıma ilk önce Yevgeni Zamyatin'in "Biz" adlı romanı ile başladım. Açıkça söylemek gerekirse, "Sineklerin Tanrısı" nı okuduktan sonra distopyalara Zamyatin'le devam etmek bana öncesinde biraz ağır geldi. En başlarda epey zorlandım, kitaba adapte olmam kitabın neredeyse 1/3üne tekabül etti diyebilirim.

Peki okuduktan sonraki netice nedir diye sorarsanız, muhakkak benim yaptığım gibi yapıp distopya okumalarınızın en başına Zamyatin'in "Biz"i yerleştirin derin.  Zira 1984, Cesur Yeni Dünya ve dahasının ana esin kaynağının bu kitap olduğunu göreceksiniz. 

Kendisinden sonra George Orwell, Aldous Huxley, Rad Bradbury ve Kurt Vonnegut gibi isimleri ana esin kaynağıdır "Biz" ancak içlerinde bu esinlenmeyi inkar etmeden gururla savunan sadece George Orwell ve Kurt Vonnegut olmuştur. Kurt Vonnegut bir söyleşide, 'Otomatik Piyano'yu yazarken olay örgüsünü gururla Aldous Huxley'in 'Cesur Yeni Dünya'sından ödünç aldım, o da zaten gururla Yevgeni Zamyatin'in 'Biz' inden ödünç almıştı." demiştir. Aslında bu ilhamı farkeden ilk kişi Vonnegut değildir zira George Orwell, Aldous Huxley için "Biz"den etkilenerek "Cesur Yeni Dünya"yı yazmış olacağı yönünde bir iddiada bulunsa da, A. Huxley bunu reddederek, kitabı yazarken Zamyatin'in "Biz" adlı kitabından haberdar olmadığını belirtmiştir.

Zamyatin'in "Biz" romanını okuyup da diğer yazarların bu romandan etkilendiğini inkar etmek abesle iştigal olur. Özellikle 1984'ün içlerinde 'Biz' e en benzer roman olduğunu söyleyebilirim. Zaten George Orwell da, kendi kitabı 1984 yayınlanmadan tam 3 yıl önce yani 1946'da  Tribune adlı bir dergide yayınlanan  "Biz" romanı ile ilgili  inceleme yazısında, Zamyatin'in romanında insanların cam mekanlarda yaşamasını televizyonun icatından önce yazılmasına bağlar ve sıra kendi romanını yazmaya gelince de, bu noktayı hem ses hem de görüntü kaydeden tele-ekran kurgusuyla ekler romanına.

Peki ne anlatmış Zamyatin, bir de ona değinelim:  Genel olarak romanın kurgusu, 26. yüzyılda geçiyor. Gelişen toplumun ve ilerleyen bilimin aksine; nsanın, doğadan ve kendi benliğinden koparıldığı, kendilik bilincinden sıyrılarak "Biz" haline getirilerek, toplumun sıradan bir parçası halini alışı anlatılıyor romanda. İnsanlara isimleri yerine son derece gelişmiş olan matematikten yararlanılarak birer sayı veriliyor ve böyle tanımlanıyor. Bu insanlar tamamen saydam cam duvarlar arasında yaşıyor ve her anları sistem tarafından kontrol ediliyor ve sadece çiftleşmek istediklerinde yaşadıkları cam duvarlardaki perdeleri çekmelerine müsade ediliyor. Konu itibariyle oldukça ilgi çekici öyle değil mi?

Zamyatin'in İthaki Yayınları tarafından edebiyat dünyasına kazandırılan bu unutulmaz romanın Rusça aslından Türkçe'ye ilk kez çevirilmiş olduğunu ve muhakkak okunması gereken 1001 kitap listesi arasında yer aldığını da belirterek Zamyatin-vari bir şekilde bitirelim bu postu: 

"Ben yürümenin, marş adımı atmanın ötesine geçip uçabilenler için yazdım."



Kitaplarla ilgili yorumlarımı sıcağı sıcağına instagramdan paylaşıyorum. Oranın güzelliği ivedi paylaşımlar yapabilmek. Okumak isteyenler ya da henüz ne okumak istediğine karar verememiş olanlar için aydınlatıcı olur düşüncesiyle başladığım ve bitirdiğim her kitap için bir paylaşımda bulunmaya gayret sarfediyorum. İnstagramdan paylaşmış olduklarımı siz de takip etmek isterseniz, hesabım Yeniler Kendini Hayat

Okuma listesine 'Biz' i alacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

Aşkla kalın!

BLOG DESIGN-Değmesin Yağlı Boya