Renk
nedir?
Terimsel
anlamda renk, ışığın cisimlere ve eşyalara yansımasıyla bizlerde uyandırdığı
algıdır. Işık olmadan renk olayı gerçekleşemez.
Renkler;
kırmızı, sarı, turuncu gibi sıcak renkler; mavi, yeşil gibi soğuk renkler
olarak sınıflandırılabilir. Siyah ve beyaz aslında renk değildir ancak bizler
gündelik hayatta bu ikisini renk olarak tanımlarız.
Doğada
renkler ahenk içerisindedir. Bunun yanı sıra, doğada kendini korumak için
yaban hayatı içinde renk değiştirerek kamufule olan hayvanlar biliyoruz.
Renkler,
biz insanların psikolojisini derinden etkilerler. Sosyal yaşamımızdan tutun da
sağlığımıza kadar etki yelpazesi geniştir.
Renkler
yaşamımızı şekillendirir, anlam katar, iştahımızı açar, kapatır. Sosyal hayatta
kendimizi bazen renklerle ifade ederiz. Psikolojimizi yoğun olarak yansıtır,
kendimizi hissettiğimiz duruma göre giyimde renk tercihlerimiz günden güne
farklılıklar gösterebilir.
Renklerin
her biri duygularımızda farklı yansımalar yaratır. Beden sağlığımızı, kan
akışımızı, zihinsel aktivitelerimizi etkiler.
Psikolojik olarak rahatlatıcı, güven verici, sinirlendirici ortam yaratabilirler. Renkler, tonlarına göre de tercih edilir. Belli tonlar bazı eşyalarda ya da obje ve araçlarda hoş görünmeyebilir. Renkten renge, tondan tona fark vardır.
Psikolojik olarak rahatlatıcı, güven verici, sinirlendirici ortam yaratabilirler. Renkler, tonlarına göre de tercih edilir. Belli tonlar bazı eşyalarda ya da obje ve araçlarda hoş görünmeyebilir. Renkten renge, tondan tona fark vardır.
En
çarpıcı renk dahi bir süre sonra gözü bıktırır, alıştırır. Ancak bu alışkanlık
sonunda bilinçaltına nüfus eder ve psisik etki yapar. Renk psikolojisi fizik
renk dünyasından çok daha karışık bir sisteme sahiptir.
Bu daha çok kişinin duyarlılık derecesine bağlıdır. İnsandaki değişik duyular arasında bir ortak titreşim, yakın bağlantı vardır.
Bu daha çok kişinin duyarlılık derecesine bağlıdır. İnsandaki değişik duyular arasında bir ortak titreşim, yakın bağlantı vardır.
Bazı
renkler sert, itici, bazıları okşayıcı, bazıları rahatsız edici duygular
uyandırırlar. Koyu deniz mavisi, krom oksidi, yeşil ve robbia kırmızısı
okşayıcı bir etki uyandırırken, kobalt mavisi daima sert bir etkiye sahiptir.
Şimdi
gelin sizlerle renklerin renkli dünyasına bir yolculuk yapalım :)
Siyah:
Çoğumuzun
“asil” olarak tanımladığı bu renk; ciddiyet, ağırlık, güç ve tutkuyu temsil
eder.
Siyah
aynı zamanda hırsın da bir ifadesidir. Derler ki, iş görüşmelerinde
sorarlarmış: “İşe başladığınızda size şirketimiz tarafından araba verilecek, ne
renk olmasını istersiniz?” diye. Eğer bu soruya “siyah” şeklinde cevap
veriyorsanız, şirket sahibi tarafından hırslı ve yükselmeyi arzulayan biri
olarak nitelendiriliyorsunuz demektir.
Giysi
dolaplarımızın kahramanıdır her renk ile kombinlenebilme özelliği
sayesinde. Ama en çok beyazla birlikte kullanıldığında dikkat çeker.
Fiziksel olarak da ince gösterdiği gerçeğini atlamayalım :)
Siyah
kültürel anlamda taşıdığı anlam değişkenlik göstermektedir. Örneğin, bizde ve
diğer Avrupa ülkelerinde matemi simgelerken, Japonya’da mutluluğun simgesidir.
Ayrıca
siyah konsantrasyonun en çok gerektiren renktir. Derler ki, Einstein konsantre
olabilmek için, içinde hiç güneş ışığı olmayan simsiyah bir odaya girer ve öyle
düşünürmüş.
Beyaz
:
Beyaz
genel anlamda temizlik ve saflığı temsil eder. Beyaz kıyafetler temizlik imajı
verir. Özellikle iş görüşmelerinde beyaz giyilmesi, "yavaş ama kalıcı,
devamlı bir personel" olduğu izlenimi verir.
Beyaz
genel olarak hastanelerde sıkça tercih edilen bir renktir. Doktor önlükleri
beyazdır mesela. Temiz ve steril olduğu hissi uyandırır. Öte yandan, "her
genç kızın hayallerini süsleyen" gelinlik de beyazdır, saflığı temsil
eder.
Serinleten
bir renk olan beyaza yaz ayları gelince sıkça kıyafetlerimizde yer veririz.
Kırmızı:
Kırmızı
renk her haliyle dikkat çeken bir renktir. Psikolojik olarak uyanık ve
tetikte olmayı teşvik eder. Canlılığın ve mücadelenin timsalidir.
Fizyolojik
olarak kan basıncını arttırır ve adrenalin salgılar.Büyük alanlarda ve uzun
süreli kullanımlarda yerinde duramama ve huzursuzluk hissi oluşturur.
Kırmızı
renk insanda heyecan hissi doğurur. İnsanlar kırmızı fonlu mekanlarda zaman
kavramını kaybetmeye başlıyorlar. Aynı zamanda kırmızı mekanlar uykusuzluğa
neden oluyor. Bu yüzden, tüm gece kulübü ve barlarda, kumarhanelerde yoğun
olarak kırmızı renk kullanılır. Nefse hakimiyet ve idari kontrolü kaybettiren
bir renktir. “Zamanı unutun! İştahınız açılsın daha çok yiyin, için! Uykusuz
kalın!”
İştah
demişken; kırmızı renk iştah açan bir renktir. Bu yüzden, dünyadaki gıda
firmalarının hepsinin logosunda mutlaka kırmızı vardır. Coca Cola, Pizza Hut,
TGI Friday’s, Mc Donald’s, Ülker, Burger King, Lay’s vb. Bu listeyi binlere
çıkartmamız mümkün. Ayrıca acıkma duygusu verdiği için fast food
restorantlarında sıklıkla tercih edilen bir renktir.
Dikkat
çekici bir renk olduğu için trafik ışıklarında ve uyarı gerektiren durumlarda
tercih edilen bir renktir.
Kırmızı
rengin fizyolojik olarak kan basıncını arttırdığını söylemiştim. O yüzden,
gençliğe hitap ürünlerde logo ve ürünlerinde kırmızıyı tercih ederler. Levi’s,
Le coq Sportif, The Little Big, Nike, Puma… Ve sizin ekleyeceğiniz yüzlercesi…
Spor arabalarda ateş, adrenalin gençlik simgesi kırmızı tercih edilir.
Kırmızı
dikkat çekici bir renktir dedik ancak daha çok yakından kolaylıkla fark
edilebilir. Uzaktan ayırt etmek ise oldukça zordur. Polis otolarının üzerindeki
ışıkların yarısı mavi, yarısı kırmızıdır. Bunun nedeni de lambanın kırmızı
sayesinde yakından, mavi sayesinde de uzaktan fark edilebilmesidir.
Batılı
ülkeler bunu bildiğinden mütevellit, gökdelenlerinin en yüksek noktalarında
uçaklar için koyulan uyarı ışıklarını kırmızıdan maviye çevirmiş
bulunmaktadırlar. Biz de hala kırmızı olduğunu bilmem söylememe gerek var mı :)
Kahverengi:
Kahverengi
iddiasız bir renktir, teklifsiz bir renk… Kahverengi sevenlerin sinirleri
rahattır. Genel beğeniye uygun bir renk olsa da aslında riskli de bir renktir.
Kahverengiyi yoğun olarak kıyafetlerinde kullanan kişiler diğer insanların
içinde kaybolup gitme durumunda kalabilirler. İş görüşmelerinde kesinlikle
tercih edilmemesi gereken bir renktir. Çünkü kahverengi renk insan
psikolojisi üzerinde o ortamdan ya da kişiden uzaklaşma hissi doğurur.
Bu
noktada bir araştırmadan bahsetmek sanırım yerinde olur. Cansas Üniversitesi
Sanat Müzesinde düzenlenen araştırma için halının altına elektronik bir sistem
yerleştirmişler ve duvar renginin beyaz ve kahverengi olarak değişebilir
olmasını sağlamışlar.
Arka
fon beyaz olarak kullanıldığında, insanlar müzede daha yavaş harek etmiş ve
daha uzun süre kalarak daha geniş bir alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye
döndüğünde ise insanlar müzede çok daha hızlı hareket ederek daha dar bir
alanda dolaşmışlar ve müzeyi çok daha kısa sürede terk etmişler.
Dediğim
gibi, kahverengi insan psikolojisi üzerinde uzaklaşma etkisi yapıyor. Bu açıdan
bakılınca dünyaca ünlü fast food restorantlarının hemen hepsinin sandalyeleri
ve masaları kahverengi duvar boyaları ise kahverenginin açık tonlarıdır.
Hiçbir fast foodcunun duvarını asla mavi ya da yeşil görmezsiniz: “Çabuk yiyin!
Çabuk gidin!”
Mavi:
Mavi
deyince aklımıza deniz gelir bu yüzden mavi dinlendirir, ferahlatır ve
sakinleştirir. İnsanlar psikolojik yönden dinlenmek ve rahatlamak
istediklerinde gökyüzüne ve denize bakmak isterler. Bellekte kalıcı etki bırakan
renklerden biridir.
Fiziksel
olarak kan basıncını düşürdüğü ve boğaz sorunlarını çözdüğü belirlenmiş olan
mavinin bir diğer özelliği ise iştahı kapatan bir renk olduğudur. Bu yüzden,
fast food zincirleri içerisinde mavi hiçbir şey kullanmazlar.
Tüm diyet ürünler
mavi yazı ve logo kullanırlar. Süt ve süt ürünleri de sağlıklı şişmanlatıcı
olmadıklarını anlatmak için maviyi ve yeşili tercih ederler.
Öte
yandan, mavi düşünme ve karar verme yeteneğini arttırır. Kreatif düşünceler
üretme konusunda yardımcı olur.
Mavinin
ve özellikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir; dürüstlük ve
güvenirlik ve sonsuzluk duygusu verir. Dünya çapında bilinen firmaların,
bankaların ve ilaç şirketlerinin logolarının içinde mutlaka mavi ya da lacivert
vardır. Banka logolarının yanı sıra imaj oluşturmada büyüklük, nitelik ve
güvenirlik vurgulamak için en sık kullanılan iki renk mavi ve yeşildir. Mavi
ile büyüklüklüklerini, yeşille güvenilirliklerini vurgularlar.
Mavi
aynı zamanda otoriteyi simgeler. Bu yüzden iş adamları genellikle lacivert
takım giyerler. Hilton, amblemini sonradan laciverde çevirirken insanların
kafasında daha büyük bir kuruluş imajı oluşturacağını iyi biliyordu. Aynı
şekilde, Bill Clinton Büyük Jüri karşısında ifade vermesinden hemen önce
danışmanları tarafından mavi kravat takması önerilmişti çünkü bu şekilde
daha inandırıcı olacağı biliniyordu.
Bankaların
logolarında ve imaj oluşturmada en çok kullandıkları iki renk mavi ve yeşildir.
Maviyle büyüklüklerini, yeşille güvenilirliklerini vurgularlar. Yeşil ve mavi
sağlamlığın habercisidir.

Sigmund
Freud maviyi “okyanussal, sakin” diye nitelerken, Faber Birren ise tansiyonu
düşürdüğünden bahseder. Araplar ise mavi taşların, firuzenin kan akışını
yavaşlattığına inanırlar. Sanırım nazar boncuğu birazda bu yüzden
mavidir.
Mavinin
sakinleştirici etkisinden bahsetmiştik. Avrupa ülkelerini gidip görenler dikkat
etti mi bilmem ama birçok yüksek köprünün ayakları maviye boyalıdır. Bunun tek
bir nedeni var aslında: intihar oranını azaltmak!
Son
olarak mavi rengin insan psikolojisi üzerine etkisini anlamak için
gerçekleştirilen iki farklı deneyden bahsetmek isabetli olur:
Birinci
deneyde, Amerika’da duvar renkleri beyaz ve portakal rengi iken maviye
çeviriliyor. Maviye çevrilen okul duvarlarından sonra çocukların notlarında
yükselme ve yaramazlıklarında azalma oranı tespit ediliyor :)
Diğeri
ise, Marie Clarie dergisinin kendi bünyesinde yaptığı bir çalışma aslında.
Marie Clarie dergisi mavi basılan kapakların en çok satılan sayılar olduğu tespit
edilmiş.
Yeşil:
Yeşil
doğayı, gençliği ve ümidi temsil eder; dinlendirir ve sakinleştirir.
Güvenilirliği
temsil ettiği için bir çok banka ve finans kurumları tarafından sıkça tercih
edilen bir renktir.
Maviye
yaklaştıkça ruhsal kuvveti artar. Gri ile karıştırılınca tembellik, sarı ile
karıştırılınca canlılık tesiri verir.
Yeşil
rengin rahatlatıcı ve heyecanı giderici özelliği mevcuttur. Fizyolojik olarak
kalp ve göğüs sorunlarını hafiflettiği tespit edilmiştir.
Yeşil
doğanın rengidir demiştim, bu yüzden kasaplar dükkanlarında kırmızıyı bolca
kullanırken yeşili neredeyse hiç kullanmazlar çünkü yeşil vejeteryanlığı temsil
eder.
Batılılar
tarafından otel mutfaklarında görev alan aşçıların kreatif düşünme yetisini
arttırabilmek için otel duvarlarını yeşile boyadıkları bilinmektedir.
Hastahanelerde de gerek iç dizayn gerekse logolarında sıkça rastladığımız bir
renktir yeşil.
Yeşil
alanlarda yer alan insanların daha az mide ağrısı çektikleri, yeşil mutfaklarda
yemek yiyen kişilerin daha az mide rahatsızlığı yaşadığı tespit edilmiş.
Son
olarak; renklerin gözdeki kimi sinir hücrelerini kısa süreli öldürdüğü
gözlemlenmiştir. Burada öldürmeden kastedilen aslında yok etme değil, kısa
süreli devre dışı bırakma durumu sadece. Renkler, bakıldığında bu iki tür
hücreden birini öldürüyorlar. Kimi renklerin ise bu iki tür hücreyi birden
öldürdüğü tespit edilmiş. İşte yeşil bunlardan bir tanesi.
Yeşil
uzun süre bakıldığında gözdeki iki hücreyi birden öldürüyor ve başka tarafa
gözünüzü çevirdiğinizde diğer renkleri algılama şansınız yok oluyor. O yüzden
yeşil rengin araba göstergelerinde kullanılması pek öngörülmez.
Sarı:
Sarı
renk neşe verici bir renktir. Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık
özellikleri vardır. Fizyolojik anlamda ise sinirsel bozukluklara iyi geldiği
bilinmektedir. Parlak sarı ışık kan dolaşımı üzerinde olumlu etki etmektedir.
Fikir ve zekayı açar ancak gri renk ile karıştırılırsa etkisini kaybedip
zayıflar. Diğer renklerle karıştığında parlaklık derecelerini kuvvetlendirir.
Gelip
geçiciliği simgeleyen sarı renk bu yüzden hiçbir banka ambleminde kullanılmaz
(Portakal ve bronz, bakır bazen yer alabilir ancak bildiğimiz sarı kullanılmaz)
“Parayı yatırın ve unutun lütfen!” demenin bir başka yoludur bu aslında. İşin
daha da ilginç olanı, ülkemizde –belki de dünyada- sarı rengi kullanan tek
banka Vakıf Bank’tır.
Sarı
aynı zamanda özlemin ve hüznün rengidir. Sonbaharda dökülen yapraklar sarı
renktedirler ve hüzün verirler ancak mevsim yazsa güneşten yayılan sıcak sarı
renk mutluluk ve ümit verir. Ayrıca bağımsızlığın ve özgürlüğün rengi olarak da
bilinir.
Çalışma
odaları için tercih edilebilir ancak sürekli kullanımda sinirlilik yapabilir.
Sarı odalarda çocukların daha çok ağladığı, büyüklerin daha sinirli oldukları
tespit edilmiş. İlginçtir ki bir çok hayvan öfkesini gösterirken kırmızıdan çok
sarıyı kullanır, sinirlendiklerinde renkleri sarıya dönüşür.
Turuncu:
Turuncu
enerji ve yaşama sevinci veren, hareket ve canlılığı arttıran bir renktir.
Kahverengiye yaklaştıkça sükunet verir. Fizyolojik olaraksa sindirim sistemi ve
metabolizmaya destek olur.
Turuncu
renk aynı zamanda bilişsel aktiviteyi de arttıran bir renktir. Çocuklar
tarafından sevilir çünkü onları neşelendirir turuncu.
Turuncu
çabuk dikkat çeker. Eğer bir ürün ya da marka için kullanılırsa, “Bu herkes
için” imajı verilmiş olunur. Bir mekanda kullanılırsa insanlar o kapıdan içeri
rahat girebileceklerini hissederler.
Turuncu
renk kullanılan maddelerde sayıca çokluk etkisi uyandırır. 1974 Dünya
kupasında Hollanda Milli Takımının başında olan Ernst Happell “Bu turunca
formalarla biz sahada rakip takımdan daha fazla sayıda görünüyoruz” derken
haklıydı. Gerçekten de bayraklarında turuncu renk olmamasına rağmen, kraliyet
rengi olduğu için hep turuncu renk formalarıyla sahaya çıkarlar ve televizyon
görüntülerinde daha kalabalık görünürler.
Pembe:
Pembe
benim en sevdiğim renktir :)
Rahatlatıcı,
yumuşak bir renktir pembe. Bu rahatlatıcı etkisinden olsa gerek son yıllarda
hastanelerde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Birkaç
araştırmadan daha bahsedelim burada: Pembe giyenlere hizmetlerinden ötürü ödeme
yaparken kendimizi daha rahat hissettiğimiz tespit edilmiş. İngiltere’de Boots
ve Marks & Spencer mağazalarında tüm tezgahtarlar pembe gömlek
giymekteymişler.
Diğeri
ise bir deney; bir gruba çeşitli renklerdeki kurabiye kutuları gösterilerek
“Sizce en iyi kurabiyeler hangisinde?” sorusu sorulduğunda çoğunluğun en
lezzetli kurabiyelerin pembe kutuda olduğunu düşünmüşler. Bu yüzden neredeyse
tüm çikolata ve kurabiye kutuları pembe – eflatun arası bir renkte seçilir.
Mor:
Bilinç
altını temsil eden mor gerçekleşmesi zor olan fikirler ve hüzün doğuran bir
renktir.
Aynı
zamanda bu renk asaleti, onur ve lüksü çağrıştırır. Ağır giysilerde,
döşemelerde mor kadife gibi kumaşların tercih edilmesi bu yüzdendir.
Fizyolojik
olarak uykusuzluğa iyi gelen mor rengi iç bilinci teşvik eder. Aynı zamanda
nevrotik duyguları açığa çıkarttığı bilinmektedi. Birçok intihar vakasında,
intihar edenlerin neredeyse tüm eşyalarının mor olduğu tespit edilmiştir.
Gri:
Renklerin
karışımı, birbirlerini tamamlamaları, saydam ve donuk renkler, renkli yüzey ile
çevresi arasındaki ilişkiler gibi olaylar fizik bakımından bir özellik
göstermezler ama psikolojik yönlerden belirli temelleri vardır.
Bir renkli yüzeye baktığımız zaman fiziki yönden etkileniriz. Açık ve sıcak renkler daha kuvvetli etkileyicidirler. Koyu kırımızı dikkati çeker ve tahrik eder, parlak limon sarısına uzun süre bakamayız. Uzun süre baktığımızda huzursuz olur ve dinlenmek için mavi yada yeşili ararız.
Bir renkli yüzeye baktığımız zaman fiziki yönden etkileniriz. Açık ve sıcak renkler daha kuvvetli etkileyicidirler. Koyu kırımızı dikkati çeker ve tahrik eder, parlak limon sarısına uzun süre bakamayız. Uzun süre baktığımızda huzursuz olur ve dinlenmek için mavi yada yeşili ararız.
Bu
nedenle ev dekorasyonunda renk seçimi oldukça önemlidir. Seçtiğimiz renk ruh
halimizi değiştirmeye yetecek güçtedir. Örneğin mutfak dekorasyonunda turuncu
ve kırmızı seçimi iştahı arttırırken mavi seçiminde ise tam tersi etki söz
konusu oluyor.
Yakın
bir zamanda renklerin dekorasyondaki önemi ve etki alanlarına değinecek bir
yazım sizlerle buluşacak inşallah.
Takipte
kalın :)
Sevgilerimle.
Kurban olduğum Rabbim boşuna göğü mavi yeri yeşil yapmamış gülüm ..
YanıtlaSilEvet ablacım aynen öyle, düşünsene göğün kırmızı yerin simsiyah olduğunu...
Silsizi face de nasıl takip edebilirim
YanıtlaSil