9 Eylül 2014 Salı

Faranjitim ve Ben


Faranjiti olanın halinden faranjiti olan anlar.  Hele de benim gibi kronikleşmiş bir faranjitiniz varsa, faranjiti beklemenin ne demek olduğunu daha iyi anlarsınız. Sonbahardan başlayarak ilkbahara kadar gardınızı alır beklersiniz faranjitin kapınızı çalmasını. O her an pusudadır, bazen içtiğiniz içeceğin sıcaklığını, bazen yediğiniz yemeğin baharatını, bazen de çalıştığınız ortamı bahane ederek bir yolunu bulur ve kapınızı çalar.
 
Allah beterinden korusun ama bu faranjit gerçekten illallah dedirtiyor insana. Gelir ve hemen işe koyulur; önce boğazınızı alev alev yakar, burnunuzu bir güzel tıkar, sonra da sesinizi tanınmaz bir hale çevirir, yediğiniz içtiğiniz ne varsa tadını değiştirir ve bolca öksürük ve hapşırık hediye eder. Öyle de arsızdır, kovsanız gitmez günlerce.

Yılın ilk faranjit deneyimi benim için çok önemlidir. Şayet olur da kendisine yenik düşersem, toparlanmam haftalar alır ve bütün kışı mütemadiyen faranjitle hemhal olarak geçiririm. Allah izin verir de kısa sürede üstesinden gelebilmişsem, kış boyunca daha kısa sürede misafir ederim kendisini. O yüzden ilk faranjitime karşı savaş ilan eder, kendimce bazı karışımlar hazırlar ve hastalık süresince bunu tüketirim.

Şimdi içinizden soruyorsunuzdur, "Ee madem bu kadar kötü oluyorsun, neden doktora gitmiyorsun?" diye. İşte tam da şuanda dönün ve yazının ilk cümlesini okuyun lütfen. Faranjiti olanın halinden faranjiti olan anlar.  Faranjiti olan biri gayet iyi bilir ki doktorun size yapabileceği pek de birşey yoktur aslında. Çok sıcak çok soğuk içecek tüketme, acılı baharatlı yeme vs vs bir sürü tavsiyede bulunur, size ya gargara ya da antibiyotik verir ve yollar. İşte hepsi bu!

Ben hastahane ortamlarını çok sevmem. Ciddiyet arz eden bir hadise değilse (tabii ciddiyetine yine kendim karar veriyorum ne hikmetse) doktora gitmeyi pek de tercih etmem. Sadece hastahane ortamlarını sevmediğim için değil, ilaç tüketimine karşı önyargılı olduğum için de biraz mesafeliyim aslında. Öyle her başım, karnım ağrıdığında eli ağrı kesiciye giden biri değilim. Çok çok perişan vaziyette değilsem hele, antibiyotiğe elimi bile sürmem. Onun yerine kendimi otlara veririm; katar, karıştırır, kaynatır içerim. O işe yaramazsa başka bir karışım, o da işe yaramazsa başka... Böyle deneme usulü ile bir sürü bitkisel çay yapmayı öğrendim. Hangi durumlarda hangi bitkiler tüketilirse işe yarıyor bir nebze olsun anlıyorum artık. 

 Belki hala bu illet hastalığa karşı neler yapabileceğini arayan arkadaşlar varsa, internet ortamında araştırırken yazıma denk gelirler de bir nebze de olsa katkım olur diyerek tarif vereyim istiyorum. İşte benim faranjit serüvenimde sıkça tükettiğim bitki çayım:


Malzemelerimiz:

Bal
Adaçayı
Zencefil, Zerdeçal
Limon
Elma 
Portakal

İşe ilk önce en yakın aktardan adaçayı, zencefil ve zerdeçal almakla başlıyoruz. Güvenilir bir aktardan, henüz son kullanma tarihi geçmemiş olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Aktardan çıkarken de etrafınıza şöyle bir bakıp, en gözünüze kestirdiğiniz bir marketin manav reyonundan bolca limon ve yeşil elma alıyoruz. Bir de bulabiliyorsak şayet, birkaç adet portakal :)

Çayı demleyeceğimiz demliğe içeceğimiz bardak ölçüsündeki suyu koyup ocağın altını açıyoruz. Suyu kaynamaya bırakıp elmalarımızı, limonlarımızı ve portakallarımızı elimize alıyoruz. Limon, elma ve portakalların kabuklarını ( birer limonun, elmanın ve portakalın kabuklarının yarısını) bir güzel soyduktan sonra ısınmakta olan suyumuzun içine atıyoruz. Su kaynamaya yaklaşınca da yarım limonun suyunu ekliyoruz.  Su kaynadıktan sonra demliği ocaktan alıp bir bardağa boşaltıyoruz. İçine bir çay kaşığı zencefil, yarım çay kaşığı zerdeçal ve bir tatlı kaşığı bal (mümkünse hakiki süzme bal) katarak karıştırıyoruz. En son olarak da bir tatlı kaşığı adaçayımızı ekleyerek ağzı kapalı bir şekilde 8-10 dk demlemeye bırakıyoruz. Sonra da afiyetle içiyoruz. İşte bu kadarcık :)

Bu çay faranjite karşı en etkili ilacım benim. Örnek vermem gerekirse, geçen perşembe akşam üstü bana hoşgeldine gelen faranjitimi bugün ya da en geç yarın uğurluyor olacağım Allahın izniyle. Bu çayı genellikle evde olduğum vakitlerde birkaç saat aralıkla hazırlayıp içmeye çalışıyorum çünkü tükettikten sonra vücudum muhteşem bir şekilde ter atıyor. Yalnız, terledikten sonra muhakkak duş almak gerekiyor. Özellikle son iki gecedir, uyumadan 10-15 dk önce bir adet Theraflu içip üzerine de bu çayı içip yatıyorum. Dünden beri -af dileyerek söylüyorum- üst solunum yolumdaki enfeksiyonun balgam şeklinde öksürükle temizlendiğini görüyorum. Boğazımdaki yanma hissi ve burnumdaki hapşırığın ve tıkanıklığın gitmiş olması da cabası. Elhamdülilllah!

Allahu Teala ölümden başka her derdin dermanını da yaratmıştır. Faranjit muhakkak hayati tehlike arz edecek kadar büyük bir rahatsızlık değil ancak insanın hayat kalitesini gerçekten çok ama çok olumsuz etkiliyor. Ne yediğinizden, ne içtiğinizden tat alabiliyorsunuz, sesiniz kendinize yabancı gelecek şekilde kötü çıkıyor, hapsırmaların ardı arkası kesilmiyor, boğazınıza biri kanca atmış gibi sızım sızım sızlıyor... Yani cidden "Boğazımı kökten söküp çıkartsam ne güzel olurdu" dedirtiyor bazen insana. 

Umarım bu karışım benim gibi faranjiti olan arkadaşlarıma bir şekilde ulaşır ve denenir. Ve umarım Rabbim bu karışımı onlar için de bir şifa vesilesi kılar...

Madem konu limonlar, çaylar oldu öyleyse posta yakışır bir şarkıyla veda edelim öyle değil mi?

   


Allah rahmetiyle muamele etsin Barış Abimize.

Selametle kalın.

19 yorum:

  1. "Faranjiti olanın halinden faranjiti olan anlar." Aynen öyle bir kere olmuştum Allah başa vermesin ne derman kalıyo ne yaşama şevki. İnşallah biran önce iyileşirsin :( Allah acil şifalar versin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel duan için teşekkür ederim arkadaşım, sağolasın.Seninki akut faranjit sanırım, Allah evlerden ırak etsin inşallah bir daha uğramaz yine de tedbirini al derim ben de en başlarda tek tük oluyordu ama sonradan kronikleşti şimdi her kış mutlaka bir ya da birkaç kez faranjitim atağa geçiyor :)

      Sil
  2. Yazının başlığını görünce, paylaştığınız tarifi vermek gelmişti aklıma. Ama zaten kullanıyormuşsunuz:) Allah şifa versin, zor hakikaten şu faranjit:-/

    Bu arada, mimi yanıtladım sevgili Özlem;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Beyza Hanım, tevafuğa bakın aynı tarifi aklımızdan geçirmişiz demek ki :) Mim için koşarak geliyorum bloğunuza ;)

      Sil
  3. Çok geçmiş olsun. Bu arada postun sonundaki Barış Manço şarkısı harika seçim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler canım benim, şarkıyı beğenmene sevindim :)

      Sil
  4. benimde kronik bir faranjitim var asla doktora gitmeden geçmiyo...Hele o akşam yatınca öksürük tutuyosa yandım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çayı bol bol içmeni tavsiye ederim canım, Allah şifa versin inşallah...

      Sil
  5. Şu anda ne durumdasınız acaba ? Ben yıllardır faranjit problemi çekiyorum akut olarak başladı ardından seneler geçtikçe bademcik yani tonsillit şeklinde devam etti ondan kurtulayım diye bademcik ameliyatı oldum ancak bu sefer de kronik faranjit başladı, şu an ameliyat öncesi halimi mumla arıyorum, çünkü içmediğim antibiyotik yemediğim iğne kalmadı geçmiyor geçmiyor geçmiyor.. Hayat kalitem yerle bir oldu psikolojim de.. Bi çare ya Rab..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selâmun aleyküm, öncelikle çokça geçmiş olsun, Rabbim tez şifâ ihsân etsin dilerim.

      Nacizâne tavsiyem antibiyotik çok kullanmamanız, çünkü vücut antibiyotiğe alışınca bağışıklık sisteminin gücü zayıflıyor. Ben de en başlarda ilaç alıyordum ama sonra bitkisel yöntemler denemeye başladım çünkü neredeyse tüm kışı hasta geçiriyordum, bu yüzden tüm kışı antibiyotik kullanarak geçirmem gerekirdi. Dediğim karışımı düzenli olarak tüketin, bu her açıdan faranjit için en sağlıklı tedavi yöntemi. Hatta zencefili özellikle taze zencefili rendeleyerek çaya katın, toz zencefilden kat be kar daha etkili.

      Sil
    2. Ayrıca her sabah uyandığınızda limonlu ılık su için. Bu bağışıklık sistemini guçlendirir. Ayrıca; ufak bir kavanoza, 250 gr taze zencefili rendeleyin, bir büyük limonu da ince ince dilimleyip uzerine geçecek kadar taze bal ile doldurup iki hafta boyunca calkalayın. Iki hafta sonunda her sabah bir tatli kaşığı bu karışımdan tüketin ve bitmeden evvel yenisini hazirlayarak bütün kış bunu tekrarlayın. Bu direkt olarak antibiyotigin yaptığı etkiyi elde etmenizi sağlar biiznillah. Umarım şifâ nasip olur. Selâmetle kalın.

      Sil
    3. Tazeden kastım hakiki baldı bu arada :) Selamlar.

      Sil
    4. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Bu bahsettiğiniz 250 gr zenfecil, limon ve bal karışımını hazırladım 2 haftalık bekleme sürecindeyim şu an, 2 hafta sonunda hazır olduğunda bunun yalnızca sıvı bölümünü mü tüketeceğiz acaba? Yoksa rendelediğimiz zencefil ve limonlarla beraber mi yiyeceğiz? Ben yalnızca sıvı kısmı diye düşündüm ama yine de sormak istedim. Kronik farenjit için başka önerileriniz keşifleriniz varsa paylaşırsanız çok sevinirim :) şimdiden teşekkürler, Rabbim hepimize şifâ nasip etsin inşaallah..

      Sil
    5. Doğrudur dilimleriyle yapılacak :)

      Sil
  6. Zencefil ve limonlarla birlikte tüketiliyor efendim..

    Ricâ ederim, Rabbim bildiğimiz bilmediğimiz tüm hastalıklarımıza şifa, dertlerimize de deva ihsân etsin inşâAllah..

    YanıtlaSil
  7. Bu zencefil bal limon karışımını buzdolabında mı saklamamız gerekiyor? Ben hazırladım 10 gündür de her sabah çalkalıyorum ama mutfakta oda sıcaklığında muhafaza ettim dolaba koymamıştım hiç bir sorun olur mu acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buzdolabına koyarsanız daha iyi olur, bu şekilde yaklaşık 2-3 ay muhafaza edebilirsiniz.

      Sil
    2. Anladım, sizin faranjit durumunuz nasıl şu an, benim de kronik bir de burunda kemik eğriliği var çok kötüyüm uzun zamandır sizi görünce biraz olsun umut oldu bana..

      Sil
    3. Rabbim tez zamanda şifa ihsan etsin inşaAllah.. Ben şuan inanılmaz bir çaba gösteriyorum faranjitim tekrar nüksetmesin diye.. Gebelik nedeniyle ilaç kullanamıyorum çünkü.. Ama gebeliğin en başında hayatımda hiç yaşamadığım kadar uzun süren bir faranjit evrem oldu, artık öksürmekten iflahım kesilmişti, kemiklerim sızlıyordu o derece... Şimdi dikkat ediyorum olabildiğince.. Ama en ufak soğuk bir şeyler tükettiğimde ya da soğuk havada ağızdan solunum yaptığım esnada hemen bir faranjitimsi yanma ve öksürük oluyor, anında müdahale ediyorum. Limonlu ballı su vs bastırıyorum genele, sıcak süt de iyi geliyor ama tabii bunlar tam anlamıyla faranjit nüksedince pek işe yaramıyor maalesef :(

      Sil

Can-u gönülden yapılan birkaç satır kelamdır bu blog sahibesini sevindiren :)

BLOG DESIGN-Değmesin Yağlı Boya