13 Mayıs 2013 Pazartesi

Fanaa

Bollywood filmleri ile ilgili yazılarıma bir yenisini daha eklemeye karar verdim. Bugün değinmek istediğim bir başka filmin adı ise "Fanaa".  Fanaa kelimesi Urdu dilinde, - Fenafillah’taki gibi - yok olmak; varlığını bir şeyle harmanlayıp ona dönüşmek gibi bir anlam taşıyor. Diğer anlamı da feda etmek demek. Filmi bitirdikten sonra anlıyorsunuz ki daha iyi bir isim konulamazmış...





"Doğru ile yanlış arasında seçim yapmak kolaydır. Asıl seçim, iki doğru ya da iki yanlış arasında yapılandır.Daha doğru ile daha az yanlış olanı seçmektir."  Film bu sözlerle başlıyor ve filmi neredeyse özetliyor diyebilirim.





–Göremiyorsun sen..
–Evet görmedin herhalde sende mi körsün..
–Allaha şükür değilim..
–Kör olan birine en son söylenecek söz bu herhalde..
–Eğer kör olsaydım böyle bir güzelliği nasıl görebilirdim?


Yönetmenliğini Kunal Kohli üstlenirken oyuncu kadrosunda Aamir Khan, Kajol , Lara Dutta, Tabu, Kiron Kher, Rishi Kapoor ve Lillete Dubey gibi isimler yer alıyor. Film içerik yönünden oldukça zengin. Dram-Romantik-Müzikal-Aksiyon türlerinin hepsini içinde barındırıyor..



Konusuna gelecek olursak; bizdeki birçok Yeşilçam filmine ilham kaynağı olan türden, güzel fakat kör bir kız olan Zooni'nin, tur rehberi Rehan'a aşık olmasıyla başlıyor bütün hikaye. Birlikte kısa süre de olsa güzel günler geçiren çiftimiz evlenme kararı alır ancak bir patlama sonucu Rehan'ın hayatını kaybettiği haberi ulaşır kendisine. Zooni tam da ameliyat olmuş, gözleri açılmıştır ancak acı gerçekle yüzleşmesi çok az zaman alır. Artık Rehan yoktur ve onu hiç görememiştir.. Böylece çiftimizin hikayesi tam da bitti denilen yerde başlamış bulunmaktadır.




Filmi henüz izlemeyen okuyucularımın varlığına istinaden içeriği bu paragrafla sonlandırmak istiyorum. Filmin içinde geçen ve not aldığım diğer bir cümle ise, Zooni'nin annesine ait olan "Sana aşık olan birine hayatını ver. onurunu, haysiyetini verirsen aşkın yok olup gider." şeklindeki nasihatıdır. Çok manalı ve derin düşünülesi bir anne öğüdü gerçekten...



Bu arada, bu filmin de sountrackleri birbirinden güzeldir ancak "Chand Sifarish" ve "Mere Haath Mein" olmak üzerre iki şarkısı benim için vazgeçilmezlerdendir. Yalnız bu şarkılardaki özün tadını alabilmeniz için filmi izlemeniz şart. Klasik Bollywood filmleri gibi uzun ancak hiç sıkılmayacağınıza inandığım bu filmi tez zamanda keyifle izlemeniz dileğiyle...

Sevgiyle kalın.




5 yorum:

  1. ahh ben bu filme bayılıyorumm..
    duygusal film sevmeyen sevdiceğim bile bu filmin akışına kendini kaptırmıştı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) taş kalpli olsa bile bu filmi beğenir canım, sevdiceğinin beğenmesine de ayrıca sevindim :)

      Sil

Can-u gönülden yapılan birkaç satır kelamdır bu blog sahibesini sevindiren :)

BLOG DESIGN-Değmesin Yağlı Boya