11 Nisan 2015 Cumartesi

PK!



Gün geçmiyor ki, bir öncekinden daha iyi bir yapımla karşımıza çıkmasın Aamir Khan. Hangi filminden bahsediyorum, 2014 yılının Aralık ayında beyazperdede gösterime giren PK - Peekay filminden elbette.

-Her zaman olduğu gibi- bu filmle ilgili söyleyecek çok şeyim var ancak konuyu çok dağıtmadan  söylemek istediklerimi söyleyip bitirmek niyetindeyim. Satırlar arasında spoiler vermeyeceğimin sözünü veremiyorum o yüzden filmi izlemeyenleri en başta uyarmak isterim.


Malumunuz, Aamir Khan toplumsal meseleleri ele alan yapımlara imzasını atmayı seviyor. Peekay'de de yine durum benzer ancak bu seferki bir o kadar da cesaret isteyen bir rol. Böylesine cesaret isteyen bir konudan, böylesine başarılı bir sonuç çıkarabildikleri için kutlanılması gereken tek isim Aamir Khan değil tabii ki. Belki de asıl tebrik edilmesi gereken, böyle bir yapımı beyazperdeye en iyi şekilde taşımaya kararlı olan yönetmen Rajkumar Hirani'dir. Eleştirdikleri şeyin "din" kavramı olduğunu düşününce takdir etmemek elde değil. Hele de Hindistan gibi birden çok dini inanışın olduğu bir coğrafyada, bu konuyu yermek ve böyle bir yapımda yer almak her yiğidin harcı değil.

Filmin tanıtımının yapıldığı ilk zamanlarda ismini Peekay diye duyurmalarıyla eleştiri okları almaya başlamış film. Nedeni de Peekay kelimesinin Hindistan'da çok içki içen kişilere takılan bir lakap olmasından dolayıymış. Bilinen hali ile sarhoş anlamına gelen bu isim, insanların zihninde"Aamir Khan bir sarhoşu canlandıracak" imgesi uyandırdığı için özellikle Müslüman kesim tarafından olumsuz karşılanmış. Sonrasında ise filmin ismini PK olarak değiştirmeyi daha uygun bulmuşlar.


Peki bu filmi benim için tavsiye edilecek kadar güzel kılan neydi?

Önceki paragrafta değindiğim gibi, Hindistan gibi birden çok dini inanışın hüküm sürdüğü bir coğrafyada, alacakları tüm olumsuz tepkileri bile bile bu filmi çekmek konusundaki azimlerinde istikrarlı davranmış olmaları ilk ve en önemli sebebim. Ben burada eklemek istemedim ancak, yine Müslüman çevre tarafından çokça eleştirilen birşey daha var; Aamir Khan'ın şu meşhur, önünde radyo olan afiş görüntüsü (Aynı görsel filmin içinde bir sahne ayrıca). Bir Müslüman'ın bu şekilde soyunması oldukça tuhaf karşılanmış ve acımasızca yargılanmış.  Velhasılı, gösterilen cesaretten ötürü bile bu film benim için izlenilecekler listemdeydi. 

Peki izledikten sonraki fikirlerim?

PK yani Peekay son yıllarda izlediğim belki de en iyi Bollywood filmlerinden biriydi. Öte yandan, Aamir Khan'ın ismini görmek o filmin izlenilmesi için yeterli bir sebep zaten. Adamın 50 yaşında olduğuna inanası gelmiyor insanın.

Filmin konusuna gelince,basit bir ifadeyle, dinlerin insanoğlu tarafından nasıl çarpıtıldığı ele alınıyor diyebiliriz.  Filmi izleyenlerin belki de yanılgıya düşebileceği tek nokta, dinleri eleştirirken yok sayılması yönünde bir fikri empoze etme eğiliminde olduğudur. (Ki bence tamamen aksi, sonraki paragraflarda izah edeceğim.)

Peki filmin asıl anlatmak istediği şey nedir?

Evvela, filmin din gibi hassas bir kavramı ele aldığı düşünülünce, karakterin başka bir gezegenden gelen, kontrol cihazını ararken tanıştığı tanrı kavramını bu uzaylı üzerinden objektif bir şekilde yorumlama kısmı çok isabetli bir karar olmuş.

Dahası, film; dinlerin neden var olduğu değil, aksine din adı altında insanların ürettiği Tanrı kavramını eleştiriyor. Yaratılış gayesini bilen ve bu gayeye uygun yaşayarak huzurlu ve mutlu bir hayat yaşamasını önceleyen dinin, bundan ticari rant sağlayacak insanlar tarafından maddi bir çıkara nasıl dönüştürüldüğünü anlatıyor.

Bizim dinimizde Allah yarattığı her mevcudatı sonsuz muhabbetiyle kuşatır ve korur, affedicidir; infazcı değildir. İnsanlara kendi adını anarak birbirlerini katletmelerini, kadınlara zulmetmelerini ve buna benzer hiçbir zulmü onaylamaz.

Peki, -haşa- insanların ürettiği  Allah kavramı neyi empoze eder bizlere?
 
Çok güzel bir diyalog yer alıyor filmde: Eşi felçli bir adam, bir dini liderin yanına giderek ondan yardım istiyor. O -sözde- alimin ona binlerce km ötedeki başka bir ibadethaneye gidip orda dua ettikten sonra duasının kabul edileceğini söylemesi üzerine Peekay, tanırının böyle zalim biri olamayacağı, eşi hastaysa onunla birlikte son anlarını geçirmesini, mümkünse tedavi edilmesini, sonunda zaten Ona geri geleceğini anlatması gerçekten bütün olayı özetliyor aslıdna. Aslında yaratıcı tektir ancak biz insanlar kendi tanrılarımızı yaratarak asıl Yaratıcıdan uzaklaşıyoruz. Sonuç itibariyle, korkuyla beslenen bir din algısının sahibi insanlar oluyoruz.

Muhabbet ve sevgi herşeyin özüdür. Bu video ile de desteklemek istiyorum düşüncemi. Video Tariq Jameel isimli çok hoş, çok naif bir hocaefendinin vaazından alıntı. Kendisi Aamir Khan ile nasıl tanıştığını anlatıyor. Ve şöyle bitiriyor sözlerini: "Kardeşlerim, muhabbeti/sevgiyi yayın, nefret zaten yeterince yayılmış."


Özgün senaryosu, Aamir Khan'ın mükemmel oyunculuğu, Bollywood Sineması'nın alışılagelmiş o sevimli müzikleri ve dansları ve içinizi ısıtacak bu filmi izleyin ve izlettirin...

Mutlu ve huzurlu bir haftasonu diliyorum.

Aşkla Kalın!

Not: Diğer Bollywood yazılarım için buraya, efsane film 3 Idiots için buraya tıklayabilirsiniz.

10 yorum:

  1. canım benim ben de yazdım bu filmi geçen haftalarda izledikten sonra ama ben senin kadar güzel iyi anlatamadım. Çok da irdelemedim zaten. Sen çok hoş ele almışsın keyifle okudum. hele sondaki vidyo harikaymış ya iyi ki koymuşsun:)
    Onu da keyifle izledim:)) Hoca dinlenesi biriymiş ne kadar güzel anlattı... son cümleleri ise gerçekten oldukça manidar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfirullah canım, o senin güzel görüşün :) Whatsapptan konuşmuştuk ama buradan yeniden cevap yazayım istedim :)

      Sil
  2. Yorumun bende izleme dürtüsü uyandırdı. Ne güzel anlatmışsın. Kahn filmleri zaten bi harika..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka izlemelisin canım, ben yazdıktan sonra bir kez daha izledim sıkılmadan :)

      Sil
  3. Hiç Amir Khan filmi izlemedim ben muhakkak seyredeceğim ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka izlemelisin canım, eminim beğeneceğine :)

      Sil
  4. Radyolu afişe sinir olanlardan biride benim. Filmden önce ne kadar sinir olup kızdıysam, filmden sonrada eşit derecede kızdım kendisine. Kaldı ki o sahneler Aamir aslında giyinikken çekilip sonradan shop yapılmış.
    Aamir, Shahrukh, Salman bu üç isim filmlerin kalitesinden, tanıtım tarzına kadar Bollywood'a yön veren adamlar. Açtıkları yolda, yeni nesil yetişiyor. Aamir'in bu konuda bu kadar rahat davranmaması gerekirdi diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitanem elbette haklısın... Ben de çok absürd bulmuştum...

      Sil
  5. canim o kadar güzel anlatiyorsun ki insan bir an önce izlemek istiyor bende bu filmi en kisa zaman da izlemek istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim tatlım, önerilerimin dikkate alınıyor olduğunu bilmek büyük mutluluk :)

      Sil

Can-u gönülden yapılan birkaç satır kelamdır bu blog sahibesini sevindiren :)

BLOG DESIGN-Değmesin Yağlı Boya